Sayfa 594 · Cüz 30

Okuma tercihleri

Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)

A

سورة الفجر

Sure 89 · Al-Fajr

Fecr · 15. ayet

فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَكْرَمَنِۜ 15

15 İnsan ise; Rabbi onu deneyip de kendisine ikramda bulunduğunda, ona bol bol nimetler verdiğinde, "Rabbim bana ikram etti" der.

Fecr · 16. ayet

وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّ۪ٓي اَهَانَنِۚ 16

16 Ama onu deneyip rızkını daraltınca da, "Rabbim beni aşağıladı" der.

Fecr · 17. ayet

كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَت۪يمَۙ 17

17 Hayır, hayır! Yetime ikram etmiyorsunuz.

Fecr · 18. ayet

وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۙ 18

18 Yoksulu yedirmek konusunda birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

Fecr · 19. ayet

وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلاً لَماًّۙ 19

19 Haram helal demeden mirası alabildiğine yiyorsunuz.

Fecr · 20. ayet

وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُباًّ جَماًّۜ 20

20 Malı da pek çok seviyorsunuz.

Fecr · 21. ayet

كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكاًّ دَكاًّۙ 21

21 Hayır, yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,

Fecr · 22. ayet

وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفاًّ صَفاًّۚ 22

22 (22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

Fecr · 23. ayet

وَج۪ٓيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ 23

23 (22-23) Rabbinin buyruğu ve saf saf dizilmiş olarak melekler geldiği ve o gün cehennem getirildiği zaman, işte o gün insan (yaptıklarını birer birer) hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ona nasıl faydası olacak!?

Fecr · 24. ayet

يَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي قَدَّمْتُ لِحَيَات۪يۚ 24

24 "Keşke bu hayatım için önceden bir şey yapsaydım" der.

Fecr · 25. ayet

فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ 25

25 Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.

Fecr · 26. ayet

وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ 26

26 Onun vuracağı bağı kimse vuramaz.

Fecr · 27. ayet

يَٓا اَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُۗ 27

27 (Allah, şöyle der:) "Ey huzur içinde olan nefis!"

Fecr · 28. ayet

اِرْجِع۪ٓي اِلٰى رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ 28

28 "Sen O'ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!"

Fecr · 29. ayet

فَادْخُل۪ي ف۪ي عِبَاد۪يۙ 29

29 "(İyi) kullarımın arasına gir."

Fecr · 30. ayet

وَادْخُل۪ي جَنَّت۪ي 30

30 "Cennetime gir."

سورة البلد

Sure 90 · Al-Balad

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Beled · 1. ayet

لَٓا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ 1

1 (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 2. ayet

وَاَنْتَ حِلٌّ بِهٰذَا الْبَلَدِۙ 2

2 (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 3. ayet

وَوَالِدٍ وَمَا وَلَدَۙ 3

3 (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 4. ayet

لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ي كَبَدٍۜ 4

4 (1-4) Sen bu beldedeyken bu beldeye (Mekke'ye), babaya ve ondan meydana gelen çocuğa yemin ederim ki, biz insanı bir sıkıntı ve zorluk içinde (olacak ve bunlara göğüs gerecek şekilde) yarattık.

Beled · 5. ayet

اَيَحْسَبُ اَنْ لَنْ يَقْدِرَ عَلَيْهِ اَحَدٌۢ 5

5 İnsanoğlu, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?

Beled · 6. ayet

يَقُولُ اَهْلَكْتُ مَالاً لُبَداًۜ 6

6 "Yığınla mal harcadım" diyor.

Beled · 7. ayet

اَيَحْسَبُ اَنْ لَمْ يَرَهُٓ اَحَدٌۜ 7

7 Kendisini kimsenin görmediğini mi sanıyor?