Sayfa 592 · Cüz 30
Okuma tercihleri
Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)
سورة الأعلى
Sure 87 · Al-A'la
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْاَعْلٰىۙ 1
1 Yüce Rabbinin adını tespih et.
اَلَّذ۪ي خَلَقَ فَسَوّٰىۙۖ 2
2 O, yaratıp şekillendiren, ahenk veren ve düzene koyandır.
وَالَّذ۪ي قَدَّرَ فَهَدٰىۙۖ 3
3 O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.
وَالَّـذ۪ٓي اَخْرَجَ الْمَرْعٰىۙۖ 4
4 (4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.
فَجَعَلَهُ غُثَٓاءً اَحْوٰىۜ 5
5 (4-5) O, yeşil bitki örtüsünü çıkaran, sonra da onları çürüyüp kararmış çör çöpe çevirendir.
سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ 6
6 Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.
اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُۜ اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا يَخْفٰىۜ 7
7 Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.
وَنُيَسِّرُكَ لِلْيُسْرٰىۚ 8
8 Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.
فَذَكِّرْ اِنْ نَفَعَتِ الذِّكْرٰىۜ 9
9 O halde, eğer öğüt fayda verirse, öğüt ver.
سَيَذَّكَّرُ مَنْ يَخْشٰىۙ 10
10 Allah'a karşı derin saygı duyarak O'ndan korkan öğüt alacaktır.
وَيَتَجَنَّبُهَا الْاَشْقٰىۙ 11
11 (11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
اَلَّذ۪ي يَصْلَى النَّارَ الْـكُبْرٰىۚ 12
12 (11-12) En büyük ateşe girecek olan en bedbaht kimse (kafir) ise, öğüt almaktan kaçınır.
ثُمَّ لَا يَمُوتُ ف۪يهَا وَلَا يَحْيٰىۜ 13
13 Sonra orada ne ölür (kurtulur), ne de (rahat bir hayat) yaşar.
قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰىۙ 14
14 (14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
وَذَكَرَ اسْمَ رَبِّه۪ فَصَلّٰىۜ 15
15 (14-15) Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.
بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَاۘ 16
16 Fakat sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz.
وَالْاٰخِرَةُ خَيْرٌ وَاَبْـقٰىۜ 17
17 Oysa ahiret, daha hayırlı ve süreklidir.
اِنَّ هٰذَا لَفِي الصُّحُفِ الْاُو۫لٰىۙ 18
18 (18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.
صُحُفِ اِبْرٰه۪يمَ وَمُوسٰى 19
19 (18-19) Şüphesiz bu hükümler ilk sayfalarda, İbrahim ve Musa'nın sayfalarında da vardır.
سورة الغاشية
Sure 88 · Al-Ghashiyah
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
هَلْ اَتٰيكَ حَد۪يثُ الْغَاشِيَةِۜ 1
1 Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌۙ 2
2 O gün birtakım yüzler vardır ki zillete bürünmüşlerdir.
عَامِلَةٌ نَاصِبَةٌۙ 3
3 Çalışmış, (boşa) yorulmuşlardır.
تَصْلٰى نَاراً حَامِيَةًۙ 4
4 Kızgın ateşe girerler.
تُسْقٰى مِنْ عَيْنٍ اٰنِيَةٍۜ 5
5 Son derece kızgın bir kaynaktan içirilirler.
لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ اِلَّا مِنْ ضَر۪يعٍۙ 6
6 Onlara, acı ve kötü kokulu bir dikenli bitkiden başka yiyecek yoktur.
لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْن۪ي مِنْ جُوعٍۜ 7
7 O, ne besler ne de açlıktan kurtarır.
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاعِمَةٌۙ 8
8 O gün birtakım yüzler vardır ki, nimet içinde mutludurlar.
لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌۙ 9
9 Yaptıklarından dolayı hoşnutturlar.
ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ 10
10 Yüksek bir cennettedirler.
لَا تَسْمَعُ ف۪يهَا لَاغِيَةًۜ 11
11 Orada hiçbir boş söz işitmezler.
Ayet meali