Sayfa 590 · Cüz 30
Okuma tercihleri
Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)
سورة الإنشقاق
Sure 84 · Al-Inshiqaq
اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ 14
14 Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يراًۜ 15
15 Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.
فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ 16
16 Yemin ederim şafağa,
وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ 17
17 Geceye ve içinde topladıklarına,
وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ 18
18 Dolunay halindeki aya ki,
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقاً عَنْ طَبَقٍۜ 19
19 Şüphesiz siz halden hale geçeceksiniz.
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ 20
20 Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?
وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ 21
21 Onlara Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar.
بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ 22
22 Daha doğrusu, inkar edenler (Kur'an'ı) yalanlıyorlar.
وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ 23
23 Halbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ 24
24 Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ 25
25 Ancak iman edip de salih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır.
سورة البروج
Sure 85 · Al-Buruj
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَالسَّمَٓاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِۙ 1
1 Burçlarla dolu göğe andolsun,
وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِۙ 2
2 Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍۜ 3
3 (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ 4
4 (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ 5
5 (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lanetlenmiştir.
اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ 6
6 (6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ شُهُودٌۜ 7
7 (6-7) O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü'minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ 8
8 (8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌۜ 9
9 (8-9) Onlar mü'minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye layık Allah'a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ 10
10 Şüphesiz mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
اِنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُۜ ذٰلِكَ الْفَوْزُ الْـكَب۪يرُۜ 11
11 İman edip salih ameller işleyenlere gelince; onlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. İşte bu büyük başarıdır.
Ayet meali