Sayfa 589 · Cüz 30

Okuma tercihleri

Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)

A

سورة المطففين

Sure 83 · Al-Mutaffifin

Mutaffifin · 27. ayet

وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْن۪يمٍۙ 27

27 O içeceğin katkısı tesnimdir.

Mutaffifin · 28. ayet

عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ 28

28 Bir pınar ki, Allah'a yakın olanlar ondan içerler.

Mutaffifin · 29. ayet

اِنَّ الَّذ۪ينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ 29

29 Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülüyorlardı.

Mutaffifin · 30. ayet

وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ 30

30 Mü'minler yanlarından geçtiğinde, birbirlerine kaş göz ederek onlarla alay ediyorlardı.

Mutaffifin · 31. ayet

وَاِذَا انْقَلَـبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِه۪ينَۘ 31

31 Ailelerine dönerken zevk ve neşe içinde gülüşe gülüşe dönüyorlardı.

Mutaffifin · 32. ayet

وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ 32

32 Mü'minleri gördükleri vakit, "Hiç şüphe yok, şunlar sapık kimselerdir" diyorlardı.

Mutaffifin · 33. ayet

وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظ۪ينَۜ 33

33 Halbuki onlar, mü'minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.

Mutaffifin · 34. ayet

فَالْيَوْمَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ 34

34 İşte bugün de mü'minler kafirlere gülerler.

Mutaffifin · 35. ayet

عَلَى الْاَرَٓائِكِۙ يَنْظُرُونَۜ 35

35 Koltuklar üzerinde (etrafı) seyrederler.

Mutaffifin · 36. ayet

هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ 36

36 Nasıl, kafirler yapmakta olduklarının karşılığını buldular mı?

سورة الإنشقاق

Sure 84 · Al-Inshiqaq

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

İnşikak · 1. ayet

اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ 1

1 (1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

İnşikak · 2. ayet

وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ 2

2 (1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

İnşikak · 3. ayet

وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ 3

3 (3-4) Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

İnşikak · 4. ayet

وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ 4

4 (3-4) Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

İnşikak · 5. ayet

وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ 5

5 Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)

İnşikak · 6. ayet

يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحاً فَمُلَاق۪يهِۚ 6

6 Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (kavuşuncaya kadar) didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kavuşacaksın.

İnşikak · 7. ayet

فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ 7

7 Kime kitabı sağından verilirse,

İnşikak · 8. ayet

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَاباً يَس۪يراًۙ 8

8 Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek,

İnşikak · 9. ayet

وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُوراًۜ 9

9 Sevinçli olarak ailesine dönecektir.

İnşikak · 10. ayet

وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ 10

10 Fakat kime kitabı arkasından verilirse,

İnşikak · 11. ayet

فَسَوْفَ يَدْعُوا ثُبُوراًۙ 11

11 (11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.

İnşikak · 12. ayet

وَيَصْلٰى سَع۪يراًۜ 12

12 (11-12) "Helak!" diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.

İnşikak · 13. ayet

اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُوراً 13

13 Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.