Sayfa 587 · Cüz 30
Okuma tercihleri
Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)
سورة التكوير
Sure 81 · At-Takwir
مُطَاعٍ ثَمَّ اَم۪ينٍۜ 21
21 (19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) itaat edilen, güvenilir bir elçinin (Cebrail'in) getirdiği sözdür.
وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ 22
22 (Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.
وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُب۪ينِۚ 23
23 Andolsun o, Cebrail'i apaçık ufukta gördü.
وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَن۪ينٍۚ 24
24 O, gayb hakkında cimri değildir.
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَج۪يمٍۚ 25
25 Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.
فَاَيْنَ تَذْهَبُونَۜ 26
26 (Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?
اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَۙ 27
27 (27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
لِمَنْ شَٓاءَ مِنْكُمْ اَنْ يَسْتَق۪يمَ 28
28 (27-28) O, alemler için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, ancak bir öğüttür.
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ اِلَّٓا اَنْ يَشَٓاءَ اللّٰهُ رَبُّ الْعَالَم۪ينَ 29
29 Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
سورة الإنفطار
Sure 82 · Al-Infitar
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِذَا السَّمَٓاءُ انْفَطَرَتْۙ 1
1 Gök yarıldığı zaman,
وَاِذَا الْـكَوَاكِبُ انْتَثَرَتْۙ 2
2 Yıldızlar saçıldığı zaman,
وَاِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْۙ 3
3 Denizler kaynayıp fışkırtıldığı zaman,
وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ 4
4 Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْۜ 5
5 Herkes yaptığı ve yapmadığı şeyleri bilecek.
يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْـكَر۪يمِۙ 6
6 (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
اَلَّذ۪ي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ 7
7 (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
ف۪ٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ 8
8 (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّ۪ينِۙ 9
9 Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.
وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظ۪ينَۙ 10
10 (10-11) Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.
كِرَاماً كَاتِب۪ينَۙ 11
11 (10-11) Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.
يَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ 12
12 Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.
اِنَّ الْاَبْرَارَ لَف۪ي نَع۪يمٍۚ 13
13 Şüphesiz, iyiler Naim cennetindedirler.
وَاِنَّ الْفُجَّارَ لَف۪ي جَح۪يمٍۚ 14
14 Şüphesiz, günahkarlar da cehennemdedirler.
يَصْلَوْنَهَا يَوْمَ الدّ۪ينِ 15
15 Hesap ve ceza günü oraya gireceklerdir.
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَٓائِب۪ينَۜ 16
16 Onlar oradan kaybolup kurtulacak da değillerdir.
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۙ 17
17 Hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
ثُمَّ مَٓا اَدْرٰيكَ مَا يَوْمُ الدّ۪ينِۜ 18
18 Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
يَوْمَ لَا تَمْلِكُ نَفْسٌ لِنَفْسٍ شَيْـٔاًۜ وَالْاَمْرُ يَوْمَئِذٍ لِلّٰهِ 19
19 O gün kimse kimseye hiçbir fayda sağlayamayacaktır. O gün buyruk, yalnız Allah'ındır.
Ayet meali