Sayfa 581 · Cüz 29

Okuma tercihleri

Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)

A

سورة المرسلات

Sure 77 · Al-Mursalat

Mürselat · 20. ayet

اَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَٓاءٍ مَه۪ينٍۙ 20

20 Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?

Mürselat · 21. ayet

فَجَعَلْنَاهُ ف۪ي قَرَارٍ مَك۪ينٍۙ 21

21 (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

Mürselat · 22. ayet

اِلٰى قَدَرٍ مَعْلُومٍۙ 22

22 (21-22) Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.

Mürselat · 23. ayet

فَقَدَرْنَاۗ فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ 23

23 Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!

Mürselat · 24. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 24

24 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 25. ayet

اَلَمْ نَجْعَلِ الْاَرْضَ كِفَاتاًۙ 25

25 (25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

Mürselat · 26. ayet

اَحْيَٓاءً وَاَمْوَاتاًۙ 26

26 (25-26) Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?

Mürselat · 27. ayet

وَجَعَلْنَا ف۪يهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَاَسْقَيْنَاكُمْ مَٓاءً فُرَاتاًۜ 27

27 Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?

Mürselat · 28. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 28

28 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 29. ayet

اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى مَا كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۚ 29

29 Onlara şöyle denecek: "Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin."

Mürselat · 30. ayet

اِنْطَلِقُٓوا اِلٰى ظِلٍّ ذ۪ي ثَلٰثِ شُعَبٍۙ 30

30 (30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."

Mürselat · 31. ayet

لَا ظَل۪يلٍ وَلَا يُغْن۪ي مِنَ اللَّهَبِۜ 31

31 (30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."

Mürselat · 32. ayet

اِنَّهَا تَرْم۪ي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِۚ 32

32 Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.

Mürselat · 33. ayet

كَاَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌۜ 33

33 Bunlar sanki birer kızıl devedir.

Mürselat · 34. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 34

34 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 35. ayet

هٰذَا يَوْمُ لَا يَنْطِقُونَۙ 35

35 Bu, konuşamayacakları gündür.

Mürselat · 36. ayet

وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ 36

36 Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.

Mürselat · 37. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 37

37 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 38. ayet

هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِۚ جَمَعْنَاكُمْ وَالْاَوَّل۪ينَ 38

38 Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.

Mürselat · 39. ayet

فَاِنْ كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَك۪يدُونِ 39

39 Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!

Mürselat · 40. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ۟ 40

40 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 41. ayet

اِنَّ الْمُتَّق۪ينَ ف۪ي ظِلَالٍ وَعُيُونٍۙ 41

41 Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.

Mürselat · 42. ayet

وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَۜ 42

42 Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.

Mürselat · 43. ayet

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـٔاً بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ 43

43 "Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için."

Mürselat · 44. ayet

اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ 44

44 Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükafatlandırırız.

Mürselat · 45. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 45

45 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 46. ayet

كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَل۪يلاً اِنَّكُمْ مُجْرِمُونَ 46

46 Ey inkar edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.

Mürselat · 47. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 47

47 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 48. ayet

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ 48

48 Onlara, "Rüku edin (namaz kılın)" dendiği zaman rüku etmezler.

Mürselat · 49. ayet

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّب۪ينَ 49

49 O gün vay yalanlayanların haline!

Mürselat · 50. ayet

فَبِاَيِّ حَد۪يثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ 50

50 Onlar artık ondan (Kur'an'dan) sonra hangi söze inanacaklar?