Sayfa 370 · Cüz 19

Okuma tercihleri

Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)

A

سورة الشعراء

Sure 26 · Ash-Shu'ara

Şuara · 61. ayet

فَلَمَّا تَـرَٓاءَ الْجَمْعَانِ قَالَ اَصْحَابُ مُوسٰٓى اِنَّا لَمُدْرَكُونَۚ 61

61 İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.

Şuara · 62. ayet

قَالَ كَلَّاۚ اِنَّ مَعِيَ رَبّ۪ي سَيَهْد۪ينِ 62

62 Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.

Şuara · 63. ayet

فَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَۜ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظ۪يمِۚ 63

63 Bunun üzerine Musa'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.

Şuara · 64. ayet

وَاَزْلَفْنَا ثَمَّ الْاٰخَر۪ينَۚ 64

64 Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Şuara · 65. ayet

وَاَنْجَيْنَا مُوسٰى وَمَنْ مَعَهُٓ اَجْمَع۪ينَۚ 65

65 Musa'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

Şuara · 66. ayet

ثُمَّ اَغْرَقْنَا الْاٰخَر۪ينَۜ 66

66 Sonra ötekileri suda boğduk.

Şuara · 67. ayet

اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِن۪ينَ 67

67 Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

Şuara · 68. ayet

وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَز۪يزُ الرَّح۪يمُ۟ 68

68 Şüphesiz ki senin Rabbin elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

Şuara · 69. ayet

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ اِبْرٰه۪يمَۢ 69

69 Ey Muhammed! Onlara İbrahim'in haberini de oku.

Şuara · 70. ayet

اِذْ قَالَ لِاَب۪يهِ وَقَوْمِه۪ مَا تَعْبُدُونَ 70

70 Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.

Şuara · 71. ayet

قَالُوا نَعْبُدُ اَصْنَاماً فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِف۪ينَ 71

71 "Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.

Şuara · 72. ayet

قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ اِذْ تَدْعُونَۙ 72

72 İbrahim, dedi ki: "Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?"

Şuara · 73. ayet

اَوْ يَنْفَعُونَكُمْ اَوْ يَضُرُّونَ 73

73 "Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"

Şuara · 74. ayet

قَالُوا بَلْ وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا كَذٰلِكَ يَفْعَلُونَ 74

74 "Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.

Şuara · 75. ayet

قَالَ اَفَرَاَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَۙ 75

75 (75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"

Şuara · 76. ayet

اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمُ الْاَقْدَمُونَ 76

76 (75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"

Şuara · 77. ayet

فَاِنَّهُمْ عَدُوٌّ ل۪ٓي اِلَّا رَبَّ الْعَالَم۪ينَۙ 77

77 "Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."

Şuara · 78. ayet

اَلَّذ۪ي خَلَقَن۪ي فَهُوَ يَهْد۪ينِۙ 78

78 "O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir."

Şuara · 79. ayet

وَالَّذ۪ي هُوَ يُطْعِمُن۪ي وَيَسْق۪ينِۙ 79

79 "O, bana yediren ve içirendir."

Şuara · 80. ayet

وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْف۪ينِۖ 80

80 "Hastalandığımda da O bana şifa verir."

Şuara · 81. ayet

وَالَّذ۪ي يُم۪يتُن۪ي ثُمَّ يُحْي۪ينِۙ 81

81 "O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır."

Şuara · 82. ayet

وَالَّـذ۪ٓي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ ل۪ي خَط۪ٓيـَٔت۪ي يَوْمَ الدّ۪ينِۜ 82

82 "O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."

Şuara · 83. ayet

رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْماً وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ 83

83 "Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."