Sayfa 598 · Cüz 30
Okuma tercihleri
Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)
سورة التين
Sure 95 · At-Tin
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۜ 6
6 Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka. Onlar için devamlı bir mükafat vardır.
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِالدّ۪ينِۜ 7
7 (Ey insan!) Böyle iken, hangi şey sana hesap ve cezayı yalanlatıyor?
اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَحْكَمِ الْحَاكِم۪ينَ 8
8 Allah, hükmedenlerin en iyi hükmedeni değil midir?
سورة العلق
Sure 96 · Al-'Alaq
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ 1
1 (1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı "alak"dan yarattı.
خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ 2
2 (1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı "alak"dan yarattı.
اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ 3
3 Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.
اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ 4
4 (4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ 5
5 (4-5) O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.
كَلَّٓا اِنَّ الْاِنْسَانَ لَيَطْغٰىۙ 6
6 (6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
اَنْ رَاٰهُ اسْتَغْنٰىۜ 7
7 (6-7) Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.
اِنَّ اِلٰى رَبِّكَ الرُّجْعٰىۜ 8
8 Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir.
اَرَاَيْتَ الَّذ۪ي يَنْهٰىۙ 9
9 (9-10) Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
عَبْداً اِذَا صَلّٰىۜ 10
10 (9-10) Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
اَرَاَيْتَ اِنْ كَانَ عَلَى الْهُدٰىۙ 11
11 (11-12) Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidayet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?
اَوْ اَمَرَ بِالتَّقْوٰىۜ 12
12 (11-12) Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidayet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?
اَرَاَيْتَ اِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۜ 13
13 Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!?
اَلَمْ يَعْلَمْ بِاَنَّ اللّٰهَ يَرٰىۜ 14
14 O Allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
كَلَّا لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ۬ لَنَسْفَعاً بِالنَّاصِيَةِۙ 15
15 (15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.
نَاصِيَةٍ كَاذِبَةٍ خَاطِئَةٍۚ 16
16 (15-16) Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkar perçeminden yakalarız.
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۙ 17
17 Haydi, taraftarlarını çağırsın.
سَنَدْعُ الزَّبَانِيَةَۙ 18
18 Biz de zebanileri çağıracağız.
كَلَّاۜ لَا تُطِعْهُ وَاسْجُدْ وَاقْتَرِبْ 19
19 Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş.
Ayet meali