Sayfa 537 · Cüz 27
Okuma tercihleri
Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)
سورة الواقعة
Sure 56 · Al-Waqi'ah
اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَر۪يمٌۙ 77
77 O, elbette değerli bir Kur'an'dır.
ف۪ي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ 78
78 Korunmuş bir kitaptadır.
لَا يَمَسُّهُٓ اِلَّا الْمُطَهَّرُونَۜ 79
79 Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.
تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ 80
80 Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.
اَفَبِهٰذَا الْحَد۪يثِ اَنْتُمْ مُدْهِنُونَۙ 81
81 (81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
وَتَجْعَلُونَ رِزْقَـكُمْ اَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ 82
82 (81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
فَلَوْلَٓا اِذَا بَلَغَتِ الْحُلْقُومَۙ 83
83 Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!
وَاَنْتُمْ ح۪ينَئِذٍ تَنْظُرُونَۙ 84
84 Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْكُمْ وَلٰـكِنْ لَا تُبْصِرُونَ 85
85 Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
فَلَوْلَٓا اِنْ كُنْتُمْ غَيْرَ مَد۪ين۪ينَۙ 86
86 (86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
تَرْجِعُونَـهَٓا اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ 87
87 (86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!
فَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُقَرَّب۪ينَۙ 88
88 (88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.
فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَع۪يمٍ 89
89 (88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.
وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِۙ 90
90 (90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
فَسَلَامٌ لَكَ مِنْ اَصْحَابِ الْيَم۪ينِ 91
91 (90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
وَاَمَّٓا اِنْ كَانَ مِنَ الْمُكَذِّب۪ينَ الضَّٓالّ۪ينَۙ 92
92 (92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
فَنُزُلٌ مِنْ حَم۪يمٍۙ 93
93 (92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
وَتَصْلِيَةُ جَح۪يمٍۙ 94
94 Bir de cehenneme atılma vardır.
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ 95
95 Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
فَسَبِّـحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ 96
96 Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.
سورة الحديد
Sure 57 · Al-Hadid
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ 1
1 Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْـي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ 2
2 Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnızca O'nundur. Diriltir, öldürür. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ 3
3 O, ilk ve sondur. Zahir ve Batın'dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
Ayet meali