Sayfa 534 · Cüz 27
Okuma tercihleri
Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)
سورة الرحمن
Sure 55 · Ar-Rahman
ف۪يهِمَا فَاكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌۚ 68
68 İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ 69
69 O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
ف۪يهِنَّ خَيْرَاتٌ حِسَانٌۚ 70
70 Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ 71
71 O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
حُورٌ مَقْصُورَاتٌ فِي الْخِيَامِۚ 72
72 Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ 73
73 O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَٓانٌّۚ 74
74 Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِۚ 75
75 O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلٰى رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِيٍّ حِسَانٍۚ 76
76 Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).
فَبِاَيِّ اٰلَٓاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ 77
77 O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
تَبَارَكَ اسْمُ رَبِّكَ ذِي الْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ 78
78 Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.
سورة الواقعة
Sure 56 · Al-Waqi'ah
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ 1
1 (1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۢ 2
2 (1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ 3
3 (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجاًّۙ 4
4 (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَساًّۙ 5
5 (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثاًّۙ 6
6 (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
وَكُنْتُمْ اَزْوَاجاً ثَلٰثَةًۜ 7
7 (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
فَاَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِۜ 8
8 Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!
وَاَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِ مَٓا اَصْحَابُ الْمَشْـَٔمَةِۜ 9
9 Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir!
وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَۙ 10
10 (10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.
اُو۬لٰٓئِكَ الْمُقَرَّبُونَۚ 11
11 (10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.
ف۪ي جَنَّاتِ النَّع۪يمِ 12
12 Onlar, Naim cennetlerindedirler.
ثُلَّةٌ مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ 13
13 (13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
وَقَل۪يلٌ مِنَ الْاٰخِر۪ينَۜ 14
14 (13-14) Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
عَلٰى سُرُرٍ مَوْضُونَةٍۙ 15
15 (15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
مُتَّكِـ۪ٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَابِل۪ينَ 16
16 (15-16) Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
Ayet meali