Sayfa 311 · Cüz 16

Okuma tercihleri

Arapça tilâvet · Mişârî el-Afasî (ayet ayet)

A

سورة مريم

Sure 19 · Maryam

Meryem · 77. ayet

اَفَرَاَيْتَ الَّذ۪ي كَفَرَ بِاٰيَاتِنَا وَقَالَ لَاُو۫تَيَنَّ مَالاً وَوَلَداًۜ 77

77 Ayetlerimizi inkar edip "Bana elbette mal ve evlat verilecek!" diyen kimseyi gördün mü?

Meryem · 78. ayet

اَطَّـلَعَ الْغَيْبَ اَمِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْداًۙ 78

78 Gaybı mı görüp bilmiş, yoksa Rahman'dan bir söz mü almış?

Meryem · 79. ayet

كَلَّاۜ سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ الْعَذَابِ مَداًّۙ 79

79 Hayır! (İş onun dediği gibi değil). Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız!

Meryem · 80. ayet

وَنَرِثُهُ مَا يَقُولُ وَيَأْت۪ينَا فَرْداً 80

80 Onun (ahirette sahip olacağını) söylediği şeylere biz varis olacağız ve o bize tek başına gelecek.

Meryem · 81. ayet

وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ اٰلِهَةً لِيَكُونُوا لَهُمْ عِزاًّۙ 81

81 Onlar, kendileri için kuvvet ve şeref (kaynağı) olsunlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.

Meryem · 82. ayet

كَلَّاۜ سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِداًّ۟ 82

82 Hayır! İlahları, onların ibadetlerini inkar edecekler ve kendilerine düşman olacaklar.

Meryem · 83. ayet

اَلَمْ تَرَ اَنَّٓا اَرْسَلْنَا الشَّيَاط۪ينَ عَلَى الْكَافِر۪ينَ تَؤُزُّهُمْ اَزاًّۙ 83

83 Kafirlerin başına, onları durmadan (günaha ve azgınlığa) tahrik eden şeytanları gönderdiğimizi görmedin mi?

Meryem · 84. ayet

فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْۜ اِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَداًّۚ 84

84 Ey Muhammed! Şu halde, onların azaba uğramalarını istemekte acele etme. Biz onlar için ancak (takdir ettiğimiz günleri) sayıp durmaktayız.

Meryem · 85. ayet

يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْداًۙ 85

85 (85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

Meryem · 86. ayet

وَنَسُوقُ الْمُجْرِم۪ينَ اِلٰى جَهَنَّمَ وِرْداًۢ 86

86 (85-86) Allah'a karşı gelmekten sakınanları Rahman'ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevk edeceğimiz günü düşün!

Meryem · 87. ayet

لَا يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ اِلَّا مَنِ اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمٰنِ عَهْداًۢ 87

87 Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.

Meryem · 88. ayet

وَقَالُوا اتَّخَذَ الرَّحْمٰنُ وَلَداًۜ 88

88 Onlar, "Rahman, bir çocuk edindi" dediler.

Meryem · 89. ayet

لَقَدْ جِئْتُمْ شَيْـٔاً اِداًّۙ 89

89 Andolsun, siz çok çirkin bir şey ortaya attınız.

Meryem · 90. ayet

تَكَادُ السَّمٰوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنْشَقُّ الْاَرْضُ وَتَخِرُّ الْجِبَالُ هَداًّۙ 90

90 (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

Meryem · 91. ayet

اَنْ دَعَوْا لِلرَّحْمٰنِ وَلَداًۚ 91

91 (90-91) Rahman'a çocuk isnat etmelerinden dolayı neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak, dağlar yıkılıp çökecektir!

Meryem · 92. ayet

وَمَا يَنْبَغ۪ي لِلرَّحْمٰنِ اَنْ يَتَّخِذَ وَلَداًۜ 92

92 Halbuki Rahman'a bir çocuk edinmek yakışmaz.

Meryem · 93. ayet

اِنْ كُلُّ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ اِلَّٓا اٰتِي الرَّحْمٰنِ عَبْداًۜ 93

93 Göklerdeki ve yerdeki herkes Rahman'a kul olarak gelecektir.

Meryem · 94. ayet

لَقَدْ اَحْصٰيهُمْ وَعَدَّهُمْ عَداًّۜ 94

94 Andolsun, Allah onları ilmiyle kuşatmış ve tek tek saymıştır.

Meryem · 95. ayet

وَكُلُّهُمْ اٰت۪يهِ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَرْداً 95

95 Onlar(ın her biri) kıyamet günü O'na tek başına gelecektir.